BİRAZ DA CROSSFIT

BİRAZ DA CROSSFIT

Eğer vücut geliştirme ile uğraşmamasına rağmen son derece güçlü bir adam yada kadın gördüyseniz, bu kişi muhtemelen Crossfitcidir. Bu insanlar tekerleklerle antrenman yapar, iplere tırmanır, koparma ile silkme yapar, barfiks çeker, şınav çeker, dips yapar ve ellerinin üstüne yürür. Bunlar tutkulu insanlardır ve zoru sevdikleri için sınırları zorlamayı severler. Hemen söyleyeyim ben bu insanlardan biri değilim. Keşke olabilseydim. Çok sıkı çalışan biri olmama rağmen oyunlarının hiçbirine dahil olabileceğimi sanmıyorum. Şu antrenman programına bakar mısınız!

Bu program tek kelimeyle insanı bitirir! 40 Burpee mi? Ben almayayım. 20 tane yaptıktan sonra mola verip nefeslenmem gerekir. Gerçek bir Crossfitci asla burada durmaz çünkü onlar sürekli olarak “Devam et! Bitir hadi! İki dakikan kaldı!” gibi tezahüratların arasında yaşar. Bir antrenör bana bir defasında barfiks yaparken midesi ağzına gelen ama kendisini tutup setini bitirdikten sonra tuvalete gidip kusan bir öğrencisinden bahsetmişti. LIVESTRONG.COM adresinde yayınlamış ve Brooke Ross tarafından yazılmış  “The Controversy behind CrossFit” isimli köşe yazısında, Santa Cruz CrossFit antrenörlerinden Hollis Molloy şöyle demiş: “Eğer kusarlarsa onlara bir çıkartma hediye ediyorum. Eskiden tişört veriyorduk ama maalesef elimizdeki tişörtler tükenmeye başladı”.

 

Brooke yazısında: “Crossfit sporcuları ve antrenörleri nerede duracaklarını bilmedikleri zaman sorunlar ortaya çıkıyor” diyor. “Crossfit oyunlarındaki bazı hareketlerin (özellikle Olimpik Lift) ölçülü bir şekilde yapılması gerekiyor. Fakat Crossfit kültürü sizi her hareketin her tekrarını yaparken sınırlarınızı zorlamaya ve depoda ne varsa bitirmeye itiyor. Kaslarınızda derman kalmayana kadar çalışmanın faydaları tartışmalı bir konu fakat tartışmasız olan bir şey var: Vücudu sürekli olarak aşırı zorlamak beraberinde ciddi sağlık riskleri getiriyor.”

Kendisi şu anda hiçte formda olmayan Crossfit’in mucidi Greg Glassman, resmi siteleri CROSSFIT.COM adresinde şöyle diyor: “Sürekli olarak değişen ve yüksek yoğunluklu fonksiyonel hareketlerden oluşan bir antrenman metodunu sosyal bir ortamda icra etmek, kişiyi sağlıklı ve formda birisi haline getirir.” Bu eski jimnastikçi, 1991 yılında olimpik lift hareketleri ile birlikte bütün vücudu çalıştıran hareketleri, kardiyo egzersizleri ile birleştirince, spor tarihindeki en büyük devrimlerden birine imza atmıştır.

Ben bir Crossfitci olmamama rağmen onların hareketlerinin bazılarını fonksiyonel antrenman programlarımın içine dahil etmeye çalışıyorum. Bu hareketler son derece etkili oldukları için antrenman sonrasındaki sıkıcı kardiyo rutininden beni kurtarıyorlar. Box Jump ve her çeşit burpee benim en sevdiğim hareketler. Crossfit’in beslenmeye olan bakış açısı da hoşuma gidiyor: “ Et, (ben almayayım) sebze, fındık fıstık, biraz meyve ve çok az nişasta yiyin. Şekerden uzak durun ve porsiyonlarınızı vücudunuzda yağ bağlanmayacak ama antrenman yapmanıza da olanak verecek şekilde ayarlayın”

Benim hemfikir olduğum konular şunlar:

  1. Antrenmanlarınızı kısa ve yüksek yoğunluklu yapın.
  2. Sürekli olarak yeni hareketler ve egzersizler öğrenin. Rutin sizin düşmanınızdır.

Eğer tecrübeli bir Crossfitci değilseniz, benim yaptığım gibi V3’e gidip danışmanlık almanızı öneririm.