GENÇLİĞİMİN SIRRI

GENÇLİĞİMİN SIRRI

Geçenlerde aramızda 25 yaş fark olan genç bir kız takipçim, dilinin bana “teyze” demeye varmadığını ve bu yüzden bana “abla” diye hitap etmek istediğini söyledi. Bu sözleri son derece sevimli bulduğumu ve onda bu algıyı oluşturduğum için son derece mutlu olduğumu söylemeliyim. Çünkü kesinlikle kendimi 40 yaşında hissetmiyorum. Hatta bazen çocuklarıma bakıyorum ve onların annesi olduğuma bile inanamıyorum!

Beni genç tutan şeyin yaşam tarzım olduğunu düşünüyorum. Gençliğimi kesinlikle kremlere ve lazer terapilerine borçlu değilim. İşin sırrı sağlıklı beslenmek, hareket etmek ve ağırlık kaldırmakta!

Yaşlandıkça ağırlık kaldırmanın önemi artıyor. Çünkü direnç antrenmanı yapmak, yaş ilerledikçe kas kütlesi kaybetmenizi engelliyor. Yapılan araştırmalara göre antrenman yapmayan kişiler ortalama olarak her on yılda 2.2 kilogram kas kaybediyor ve 4.5 kilogram yağ alıyorlar. O yüzden şimdiden spor salonunun yolunu tutun ve kaslarınızı güçlendirmeye başlayın.

Spor kulübünde sıklıkla kendi yaşıtlarımı gözlemle fırsatım oluyor. Crossfit ile yeni tanışan erkeklerin vücut ağırlıklarından daha yüksek ağırlıkları kaldırarak eklemlerine aşırı yüklendiklerini görüyorum. Kadınlar ise abdüksiyon makinelerinde telefonlarıyla oynayarak hiçbir şekilde zorlanmadan bacaklarını açıp kapatıyorlar.

Eğer vücudunuzun değişmesini istiyorsanız, sıkı antrenman yapmalısınız. Ağırlıklara yüklenmelisiniz kızlar ve son tekrarları yaparken bacaklarınızın titrediğini hissetmelisiniz. Ancak bu şekilde güçlenirsiniz ve incelirsiniz. Erkekler içinse şunu söyleyebilirim: Kesinlikle sıkı antrenman yapın ama güvenlik birincil önceliğiniz olsun. Sağlığınızı hiçbir şekilde riske atmayın.

Sıkı çalışın derken spor kulübüne her gittiğinizde kendinizi deli gibi yorun demiyorum. Eğer bir önceki gece az uyuduysanız ve kendinizi yorgun hissediyorsanız, o gün bacak çalışmak yerine karın çalışabilirsiniz. Haftanın beş günü yüksek performanslı antrenman yapamazsınız. Vücudunuzu iyi dinlemeli ve ona uygun olarak yüklenmelisiniz. Spor kulübünden ayrıldığınızda “bugün iyi bir antrenman yaptım!” demelisiniz.

Kadınlar iş ağırlık kaldırmaya geldiğinde gerçekçi olmayan bir takım önyargılara kapılıyorlar. 2 kilodan daha ağır bir dumbell ile çalışırlarsa kollarının büyüyeceğini zannediyorlar. Bu gerçekten son derece saçma bir inanış. Kas yapmak son derece zorlu bir süreçtir: Ağır kilo ile çalışmalı, doğru beslenmeli ve bol bol uyumalısınız.

Kas kütlesini büyütmek isteyen erkekler, vücutlarındaki doğal testosteron seviyesinden ötürü er ya da geç bu hedeflerine ulaşırlar. Ancak kadınların testosteron seviyeleri, erkeklerinkine oranla 10 kat daha az olduğu için kas kütlelerini büyütmek yerine, güçlenir, incelir ve kondisyonlarını yükseltirler. Şimdi gidin ve en fazla 11 ila 12 tekrar kaldırabileceğiniz bir ağırlık bulup onunla çalışın.

Ben şahsen kas yığınına dönüşmüş vücutları sevmiyorum. Vücut geliştiriciler gibi kalın kollu ve bacaklı erkekler yerine uzun boylu, formda ve orantılı vücuda sahip erkekleri (tıpkı erkek arkadaşım gibi!) daha çok beğeniyorum. Her geçen gün performansınızın yükseleceği böyle bir vücuda sahip olmak için fonksiyonel antrenmanlar yapmalı ve tek bir bölgeye odaklanan egzersizler yerine farklı kas gruplarını çalıştıran egzersizlere odaklanmak gerekiyor. 

Kas yapımını sağlayan yegane şey protein olduğu için her öğünde 30 gram protein tüketmeyi hedeflemeniz gerekiyor. Tek seferde vücudunuzun metabolize edebileceği miktar budur ve proteinin fazlası da yağ olarak depolanır. En iyi protein kaynaklarının arasında yumurta beyazı, yağsız et, soya, fasulye, yağsız yoğurt ve kaju fıstığını sayabiliriz.

Fitness demek; gençlik, gönlünüzce hareket edebilmek ve istediğiniz şeyi istediğiniz an yapabilmek demektir. O yüzden gençleşmek için benim size tavsiyem pahalı güzellik ürünleri ve tedaviler yerine ağırlık antrenmanı yapmanızdır.

Fotoğraflar: Erkan Balkan